AW-11512718241
top of page

Boş arama ile 1919 sonuç bulundu

  • 11 EKİM 2025 – MOGWAI – İstanbul, Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Sahnesi

    "Post-rock’ın zamansız öncüleri MOGWAI İstanbul’a dönüyor! Müzikal derinliği, sinematik atmosferi ve sarsıcı enerjisiyle İskoçya’dan dünyaya yayılan efsane grup Mogwai, 11 Ekim 2025 günü Cemil Topuzlu Harbiye Açık hava Sahnesi'nde Epifoni organizasyonu ve Garanti BBVA'nın katkılarıyla büyüleyici bir geceye imza atmaya hazırlanıyor. 1995 yılında Glasgow’da kurulan Mogwai, Stuart Braithwaite (gitar, vokal), Barry Burns (gitar, piyano, synthesizer, vokal), Dominic Aitchison (bas gitar) ve Martin Bulloch’tan (davul) oluşuyor. 1997’den bu yana yayımladıkları on stüdyo albümüyle post-rock sahnesinin en etkileyici gruplarından biri haline geldiler. 2021’de yayımladıkları son albümleri “As The Love Continues”, grubun kariyerinde önemli bir dönüm noktası oldu. İngiltere Resmi Albüm Listesi’nde 1 numaraya yükselen albüm, aynı zamanda Mercury Ödülü’ne aday gösterildi ve İskoçya’da Yılın Albümü Ödülü’nü kazandı. Mogwai, film ve televizyon dünyasında da adından söz ettirdi. Amazon Prime ve Apple TV+ gibi platformlara müzikler üreten grup, müziğiyle geniş bir kitleye ulaşmayı başardı. 2024’te ise grup hakkında çekilen ilk belgesel film olan “Mogwai: If The Stars Had A Sound” tamamlandı. Antony Crook’un yönetmenliğini üstlendiği ve Blazing Griffin, Adler Entertainment, Rock Action Records ve Screen Scotland işbirliğiyle hayata geçirilen belgesel, Mart 2024’te South by Southwest (SXSW) film festivalinde dünya prömiyerini yaptı ve halen dünyanın dört bir yanındaki festivallerde gösterilmeye devam ediyor. Yılın başında yeni albümleri ' The Bad Fire'ı yayınlayan Mogwai, İstanbul’da uzun zamandır beklenen performansıyla Harbiye Açık Hava Sahnesi’nin atmosferini kendi benzersiz ses dünyasıyla dolduracak. Bu özel konser, sinematik ses manzaraları ve yoğun duygusal dalgalanmalarla unutulmaz bir geceye dönüşecek." Biletler: https://www.biletix.com/etkinlik/4EP16/TURKIYE/tr

  • 6 EKİM 2025 – SABATON – İstanbul, Zorlu PSM Turkcell Sahnesi

    "%100 Metal İftiharla Sunar: Power metal dünyasının destansı anlatıcısı Sabaton, 6 Ekim'de Zorlu PSM Turkcell Sahnesi'nde İstanbul dinleyicisiyle buluşuyor! İsveç'in Falun şehrinde 1999 yılında kurulan Sabaton, savaş tarihini, kahramanlık öykülerini ve insanlık direncini müziğe taşıyan kendine özgü konseptiyle heavy metal sahnesinde eşsiz bir yere sahip. Enerjik sahne performansları, tarihi olaylara dayanan etkileyici şarkı sözleri ve coşkulu hayran kitlesiyle, modern power metalin en önemli temsilcilerinden biri olmayı sürdürüyor. 2005 tarihli çıkış albümleri Primo Victoria ile başlayan yolculukları; The Art of War, Carolus Rex, Heroes, The Last Stand, The Great War ve son olarak The War to End All Wars gibi albümlerle devam etti. Her bir albüm, hem müzikal açıdan zenginliği hem de tarihsel anlatımıyla metal dünyasında önemli izler bıraktı. Sabaton'un şarkıları, sadece güçlü riff'ler ve akılda kalıcı nakaratlarla değil, aynı zamanda bilgi dolu hikayeleriyle de dinleyicileri büyüledi." Biletler: https://www.bubilet.com.tr/istanbul/etkinlik/100-metal-sunar-sabaton?srsltid=AfmBOopYFVEsZDjfCsNyKbHFe-r66jQDz1gtyD4d7F7Dmhli3QIfZeib

  • 9 AĞUSTOS 2025 – WARDRUNA

    "Wardruna ile Kuzeyin Kadim Çağrısı: 9 Ağustos’ta Harbiye Açık Hava'da! Kuzey’in büyüleyici sesleri, mistik ritüelleri ve kadim tınıları İstanbul’u sarıyor! Nordik folk müziğinin en güçlü temsilcilerinden Wardruna, 9 Ağustos’ta Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda, Epifoni ve Stagepass ortak organizasyonuyla müzikseverlerle buluşuyor. Eski İskandinav geleneklerinden ilham alarak doğanın, tarihin ve ruhun sesini müziğe dönüştüren Wardruna, Viking çağının derin mistisizmini sahneye taşıyor. Vikings, Game of Thrones ve Assassin’s Creed: Valhalla gibi kült yapımlarda yer alan ezgileriyle tanınan grup, güçlü vokalleri, geleneksel enstrümanları ve hipnotik atmosferiyle unutulmaz bir gece yaşatmaya hazırlanıyor. Eski İskandinav dilinde dişi ayı anlamına gelen altıncı stüdyo albümü 'Birna'yı geçtiğimiz günlerde yayınlayan Wardruna, albümlerini; ormanın bekçisi, doğanın koruyucusu ve onun yeryüzündeki savaşlarına adanmış bir sanat eser." Biletler: https://www.biletix.com/etkinlik/4ST04/TURKIYE/tr

  • 3 EKIM 2025 – SEPTICFLESH (Orkestra ile) – İstanbul, Zorlu PSM Turkcell Sahnesi

    "%100 Metal İftiharla Sunar: Yunanistan’ın karanlık senfonik metal devi Septicflesh, 3 Ekim 2025 Cuma akşamı Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde, orkestra eşliğinde unutulmaz bir performans sergilemeye hazırlanıyor.​ Dünyanın en büyük senfonik death metal gruplarından Septicflesh, tarihinde ilk kez İstanbul’da orkestra ile sahne alacak. Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde gerçekleşecek bu özel gece sadece bir konser değil, tam anlamıyla epik bir müzikal deneyim olacak. 1990 yılında Yunanistan’ın Atina kentinde kurulan Septicflesh, metal dünyasında kendine özgü bir yer edindi. Grubun bestecisi ve gitaristi Christos Antoniou’nun klasik müzik eğitimi, Septicflesh’in müziğinde belirgin bir etkiye sahip. Grup üyeleri bu özgün yaklaşım sayesinde death metal rifflerine opera koroları, dev orkestrasyonlar ve felsefi temalar ekleyerek yepyeni bir müzikal kimlik yarattı. Communion (2008) albümüyle uluslararası çıkış yapan Septicflesh, The Great Mass (2011) ile senfonik death metalde çıtayı iyice yükseltti. Ardından gelen Titan, Codex Omega ve Modern Primitive albümleriyle de hayran kitlesini daha da genişletti ve eleştirmenlerden büyük övgüler aldı. 3 Ekim akşamı Zorlu PSM’de sahne alacak olan Septicflesh, hayranlarına sadece en sevilen şarkılarını sunmakla kalmayacak, bu şarkıları devasa orkestral düzenlemeler eşliğinde canlı olarak seslendirecek. Orkestra şefi ise daha önce Dream Theater ile benzer çalışmalara imza atan ve dünya basınında geniş yer bulan Eren Başbuğ. Böylece İstanbul, senfonik death metal tarihinde ender yaşanan bir ana tanıklık edecek. Grubun atmosferik karanlığı, sahnede yer alan gerçek bir orkestrayla daha da büyüyecek; izleyicilere unutulmaz bir gece yaşatacak. Septicflesh’in Türkiye’deki özel konumu da bu konseri daha anlamlı kılıyor. Daha önce İstanbul’da her seferinde kapalı gişe konser veren grup, ülkemizde sadık ve tutkulu bir hayran kitlesine sahip. Bu konser, grubun kariyerinin zirvesinde Türkiye'ye bir teşekkür niteliği taşıyor. Septicflesh, şimdiye kadarki en görkemli performanslarından birini Vera Müzik ve Black Label Events organizasyonuyla Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde sergileyecek. Biletler bubilet.com.tr’de satışta. Senfonik death metalin büyüleyici temsilcisini canlı izlemek ve o epik atmosferin bir parçası olmak için şimdi bilet al. 3 Ekim 2025’te, Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde karanlık sanatlar bir araya geliyor." https://www.bubilet.com.tr/istanbul/etkinlik/100-metal-sunar-septicflesh?srsltid=AfmBOoomMezxmThukwW0mqqTtCWp9Qbyo-OJbsBXP792Qc7XN8G3ZHjT

  • 26-27 EYLÜL 2025 – BLIND GUARDIAN- KONSER

    "%100 Metal İftiharla Sunar: Alman power metal grubu Blind Guardian "The God Machine" Avrupa turnesi kapsamında İstanbul ve Ankara'da! 1980'lerin ortalarında başlayan Alman heavy metal akımına katılan Blind Guardian, power metal ve senfonik metal ile bağ kuran bir ekip olarak kariyerini sürdürmeyi amaçladı. Şarkı sözleri yazarken J.R.R. Tolkien, Stephen King, Robert Jordan gibi fantastik edebiyat yazarlarından ve efsanelerden ilham alan grup üyeleri power metalde bir marka oldu. İlham kaynaklarından dolayı ve sahnede bir hikaye anlatıcılığı üstlendiği için Blind Guardian, hayranları tarafından "The Bards" (Ozanlar) olarak anılmaya başladı. 1992 çıkışlı Somewhere Far Beyond albümü Almanya başta olmak üzere Avrupa'da bir kilometre taşı olarak görüldü. Bu albümün üzerinden 33 yıl geçti ve Blind Guardian'ın büyülü dünyasından hayatlara dokunacak yüzlerce hikaye var. Bu yıl yayımlanan The God Machine albümünde Blind Guardian'ın bugüne kadar yaptıklarından belirgin izler var. Grubun vokalisti Hansi Kürsch "Kendi tarihimizden çok şey aldık ve bu temel üzerine yeni bir dönem inşa ettik" diyerek yeni albümü tek cümlede özetliyor. Blind Guardian'da Yeni Dönem "Beyond the Red Mirror" albümünün üzerinden 7 yıl, "Twilight Orchestra: Legacy of the Dark Lands” üzerinden neredeyse 3 yıl geçti. Hansi Kürsch (vokal), André Olbrich (lead, akustik, ritim gitar), Marcus Siepen (ritim, akustik gitar) ve Frederik Ehmke (davul) dinleyicilerini tanrıların fantastik dünya içindeki yaşamını görmeye davet etmişti. Hansi, Blind Guardian'ın yeni dönemini şöyle anlatıyor: "Son 2 albümün orkestra yönününü daha fazla ilerletemeyeceğimizi biliyorduk. The God Machine'i kaydederken yol haritamız açıktı ve kafa yordukça her zaman daha iyiye gitti. Daha az orkestra etkisi, daha çok metal istedik. 2022 albümümüzde güçlü korolar hala var ama daha seçici ve temaya odaklı bir şekilde kullandık.” Blind Guardian ve yapımcısı Charlie Bauerfeind grubun özünü tekrar gün yüzüne çıkarmayı hedefledi. "The God Machine" agresif, dinamik ve sinematik anlar barındıran kompakt bir albüm olarak son şeklini aldı. Blind Guardian'ın geçmişi ve bugünü arasında köprü kuran albüm, bu bağı öyle dengeli bir şekilde kuruyor ki karmaşıklık, belirsizlik gibi durumları ortadan kaldırıyor. Hansi Kürsch grubun tarzı hakkında şu açıklamayı yapıyor: “90'lardaki niteliklerimizi direkt yeniden şekillendirmek istemedik. O yol çok karmaşık ve sonsuza kadar devam ettirmemiz mümkün değil. "The God Machine" bizim için temiz bir sayfa oldu. Yeni bir rota çizdik ve birkaç albümdür ihtimal ettiğimiz şeylere geri döndük.” The God Machine'de Neler Var? Hansi Kürsch ve André Olbrich albümdeki şarkıların iskeletini oluşturdu. Her Blind Guardian albümünde olduğu gibi yazarların etkisi yine hissedilir derecede. Neil Gaiman'ın American Gods'ı, Brandon Sanderson'ın Stormlight Archives'ı, The Witcher romanları ağır basıyor. Battlestar Galactica da grubun başvurduğu bir kaynaktı. The God Machine tema çeşitliliği sunan bir albüm. Modern cadı avlarını, paranoyayı, savaşı ve Hansi'nin annesinin ölümünü konu alıyor. Tüm bunlar bir araya gelince de diskografinin en hızlı ve ağır Blind Guardian albümlerinden biri oluyor. "Violent Shadow" acımasız thrash riffleri ve davulların olduğu bir parça. "Architects of Doom" akıllara "Follow the Blind"ı getiriyor. "Secrets Of The American Gods", "Nightfall In Middle Earth"ten bu yana en seçkin destanlardan biri. “Blood Of The Elves” ise adete bir marş olarak sahnelenmeyi bekliyor. Ankara ve İstanbul Ozanların Yolunu Gözlüyor "The God Machine" Blind Guardian diskografisinde yeni bir dönemi işaret eden, geçmişten dersler alan ancak taklitten kaçınan bir albüm. Modern hikaye anlatıcıları 2025'te albüm turnesi kapsamında birçok şehri ziyaret edecek. Ankara konseri 26 Eylül 2025 Cuma günü Ankara Milyon Performance Hall, İstanbul konseri 27 Eylül 2025 Cumartesi günü Zorlu PSM Turkcell Sahnesi'nde. Yer yer fantastik edebiyatın, yer yer gerçeklerin müzikle buluşacağı gecede Blind Guardian ruhu her yeri kaplayacak." Biletler: https://www.passo.com.tr/tr/etkinlik-grubu/blind-guardian-biletleri/903613

  • 3 EYLÜL 2025 – MARILYN MANSON – İstanbul, Bonus Parkorman

    "Marilyn Manson Konseri Yaş Sınırı: 18+ Rock müziğin sınır tanımayan ikonu Marilyn Manson, 3 Eylül’de İstanbul’da! Dünyanın en sansasyonel ve etkileyici rock yıldızlarından Marilyn Manson, uzun bir aradan sonra İstanbul’a geliyor! 'One Assassination Under God Tour' kapsamında, Stagepass organizasyonuyla 3 Eylül 2025 Çarşamba akşamı Bonus Parkorman’da gerçekleşecek konser için biletler satışa çıktı! Muhteşem sahne şovları, sınırları zorlayan estetik anlayışı ve etkileyici müzikal başarılarıyla tanınan Marilyn Manson, 90’lardan bu yana alternatif müzik dünyasında iz bırakmaya devam ediyor. “Antichrist Superstar”, “Mechanical Animals” ve “The Pale Emperor” gibi kült albümleriyle milyonlarca hayran kazanan sanatçı, karanlık ve teatral performanslarıyla adından her zaman söz ettirdi. Bugüne dek 50 milyonun üzerinde albüm satışı, Grammy adaylıkları ve sayısız ödülle müzik tarihine adını yazdıran Manson, İstanbul konserinde hem 'The Dope Show ', 'The Beautiful People ', 'Tainted Love ' ve 'Rock is Dead ' gibi klasikleşmiş hitlerini, hem de "One Assassination Under God - Chapter 1" adını taşıyan ve Kasım 2024'te yayınlanan albümdeki yepyeni şarkılarını seslendirecek. Benzersiz bir geceye hazır olun." Biletler: https://biletinial.com/tr-tr/muzik/marilyn-manson

  • 30 TEMMUZ 2025 – BETWEEN THE BURIED AND ME

    "%100 Metal İftiharla Sunar: Between the Buried and Me “Colors” albümünü baştan sona çalacağı bir konser için 30 Temmuz 2025’te İstanbul IF Performance Hall’da! Kuzey Karolina çıkışlı progresive metalcore grubu Between the Buried and Me, 30 Temmuz akşamı IF Beşiktaş sahnesinde dinleyicileriyle buluşacak. Grup, 2007 tarihli Colors albümünü baştan sona çalacak. Bu albüm, grubun kariyerinde önemli bir dönüm noktası olarak kabul ediliyor ve progresif metal türünde çok sayıda dinleyiciye ulaşmış durumda. Between the Buried and Me, 2000 yılında kurulduğundan bu yana progresif metal sahnesinde kendine özgü bir yer edindi. Teknik becerileri, yenilikçi yaklaşımları ve farklı türleri bir araya getiren müzikal anlayışlarıyla tanınan grup, bugüne kadar Alaska, The Great Misdirect, Coma Ecliptic gibi birçok başarılı albüme imza attı. Ancak Colors albümü, grubun kariyerinde özel bir yere sahip olup, hem müzikal yapısıyla hem de içerdiği konseptle büyük beğeni topladı." Biletler: https://www.bubilet.com.tr/istanbul/etkinlik/-100-metal-sunar-between-the-buried-and-me?srsltid=AfmBOooHfzZYd0AmbZnqOFkS6X9ucrxG1NSHzF9PlOyAGI1l2XTCk1yA

  • 11 HAZİRAN 2025 – ALAN PARSONS LIVE PROJECT

    "ALAN PARSONS LIVE PROJECT "The Show Must Go On Tour" Progressive “ses sihirbazı” Alan Parsons, ölümsüz şarkılarıyla İstanbul'da! Rock tarihinin en başarılı albümlerinin arkasındaki ilham kaynağı, progresif rock ve senfonik müziğin efsanevi ismi İngiliz müzisyen Alan Parsons, İstanbul'da! Kariyerinde 50. yılı geride bırakan Alan Parsons Live Project, 'The Show Must Go On' turnesi kapsamında, 11 Haziran akşamı Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Sahne'sinde hayranlarıyla buluşuyor! Epifoni ve StagePass ortak organizasyonuyla gerçekleşecek bu unutulmaz gece, müzikseverlere zamanın ötesinde bir deneyim yaşatacak. Bugüne kadar çok sayıda prestijli ödüle ve tam 13 Grammy adaylığına adını yazdıran dünyaca ünlü “ses sihirbazı”, 1974 yazında Abbey Road Stüdyoları’nda Eric Woolfson ile tanışmasının ardından The Alan Parsons Project’i kurarak 1976-1987 yıllarında gündemi belirleyen 10 tematik albümü dinleyiciye ulaştırdı. Farklı hikayelerden yola çıkarak kurguladıkları konsept albümlerle sayısız hite imza atan The Alan Parsons Project, progressive rock’ı pop ile bütünleştiren büyüsüyle tüm dünyayı etkisi altına aldı ve kült mertebesine ulaştı. Albümlerini dönemin en iyi stüdyo müzisyenleri ve vokalistleri eşliğinde kaydeden The Alan Parsons Project, 1982 tarihli soft pop/rock klasiği 'Eye in the Sky' ve 'Old and Wise' şarkıları ile tarih yazdı. Yıllar içinde pop dokunuşlarını detaylandıran ve synthesizer kullanımına ağırlık veren Alan Parsons Project aranjmanları, gruba onlarca altın ve platin plak ile adanmış bir hayran kitlesi kazandırdı. Alan Parsons, müzik tarihine yön vermiş projesinin unutulmaz parçalarını grubuyla canlandıracağı nefes kesici performansıyla hayranlarının karşısına çıkacak. Bu özel gecede Harbiye’de yerinizi alın, efsanenin bir parçası olun!" Biletler: https://www.biletix.com/performance/4ST05/001/TURKIYE/tr

  • Avenged Sevenfold - 4 Haziran 2025 - Konser

    %100 METAL sunar: AVENGED SEVENFOLD Hayranları tarafından yıllardır heyecanla beklenen Avenged Sevenfold nihayet Türkiye'ye geliyor! 4 Haziran 2025'te İstanbul Lifepark'ta gerçekleşecek bu efsanevi konser, grubun hayranları için unutulmaz bir deneyim olacak. Avenged Sevenfold öncesinde ön grup olarak da Palaye Royale saat 19:00 da sahne alacak. Türkiye'deki hayranlarınin uzun yıllardır beklediği buluşma sonunda gerçek oluyor. Avrupa Turnesi Hakkında: Avenged Sevenfold, 2025 Avrupa turnesi kapsamında 12 büyük konser verecek. Turne kapsamında grup, Türkiye - İstanbul’dan başlayarak Yunanistan'ın Atina şehrindeki Release Athens Festivali ve son olarak Norveç'in Oslo şehrindeki Tons Of Rock Festivali'ne kadar birçok prestijli etkinlikte sahne alacak. Avrupa'daki birçok konserin biletleri kısa sürede tükenirken, grubun Türkiye'deki ilk konserinin de yoğun ilgi görmesi bekleniyor Grup Hakkında: Avenged Sevenfold, 2000 yılında Kaliforniya'da kuruldu ve kısa sürede modern metal müziğin en önemli gruplarından biri haline geldi. "Nightmare", "Hail to the King" ve "The Stage" gibi albümleriyle dünya çapında milyonlarca dinleyiciye ulaştılar. Grubun müziği, türler arası geçişleri ve etkileyici prodüksiyonlarıyla dikkat çekerken, sahne performansları her zaman büyük bir görsellik ve enerji içeriyor. Çoğu metal grubunu tanımlarken türlere ayırmak kaçınılmazdır—thrash, power, heavy, death… Ancak Avenged Sevenfold'u sınıflandırmaya gerek yok! Bu grup, %100 saf metalin vücut bulmuş hali! Kaliforniya çıkışlı bu ekip, her zaman farklı tarzlardan etkilenerek sınırları zorlamaktan çekinmedi. Nu-metal ve metalcore'dan operatik power metale ve hatta progresif rock tınılarına kadar geniş bir yelpazeyi ustalıkla birleştiriyorlar. Grubun karizmatik vokalisti M. Shadows, her tarzı başarıyla yorumlarken, enerjik sahne performanslarıyla izleyenleri büyülemeye devam ediyor. Son albümleri "Life Is But A Dream...", grubun sanatsal vizyonunun sınır tanımadığını bir kez daha kanıtlıyor. Şimdi, bu unutulmaz müzikal deneyimi Türkiye'de yaşamak için harika bir fırsat doğuyor! Biletler: https://www.biletix.com/performance/4GNC1/001/TURKIYE/tr

  • 7 MAYIS 2025 – PESTILENCE / KONATUS - KONSER

    EGEROCK35 & DEATHGROUND Sunar. Hollandalı Death Metal Grubu Pestilence (official) 6 yıl sonra tekrar sevenleri ile 07.05.2025 tarihinde Dorock sahnesinde buluşacağı karanlık gecede Ekim ayında yayınladıkları PSIKOZ albümü ile adını sıkça söyletmeye başlayan @konatus birlikte sahne alacak. Biletler: https://www.bubilet.com.tr/istanbul/etkinlik/pestilence-istanbul-?srsltid=AfmBOooK4Y29-VSiPtEEz9TAiSXE9WvCrU__R8xIdKSl6NU9gKQ0EYBS

  • Relics of Humanity - Röportaj

    Death metalinin karanlık derinliklerinden ses getiren Belaruslu Relics of Humanity ekibiyle bir aradayız. Sahnede yıkıcı enerjileriyle sınır tanımayan bu yetenekli müzisyenlere kulak verelim; müziklerinin ardındaki felsefeyi ve ilham kaynaklarını keşfetme zamanı! Müzikal Kimlik ve İlham ** Brutal death metal gibi son derece teknik ve yoğun bir türde müzik yapmak sizin için ne anlama geliyor? Bu türün sizi çeken yönleri nelerdir? Relics of Humanity - Benim için brutal death metalde müzik yapmak tamamen saf enerji ve ifade ile ilgili. Bu tür sizi teknik, zihinsel ve duygusal olarak sınırlarınıza kadar zorluyor ve ben de tam olarak bunu seviyorum. Beni en çok cezbeden şey bunun arkasındaki gerçek meydan okuma. Burada hiçbir şeyi taklit edemezsiniz, yaptığınız işe %100 kendinizi vermeniz gerekir. Her riff sert vurmalı ve gerçek hissettirmeli. Ayrıca brutal death metalin dünya çapında death metali gerçekten yaşayan ve soluyan insanları birbirine bağlamasını da seviyorum. Bu sadece müzik değil, bir yaşam biçimi. ** Müziğinizdeki 'kaos' ve 'karanlık' atmosferini nasıl şekillendiriyorsunuz? Bu duyguyu dinleyiciye aktarmak için enstrümanlarınızı ve vokal tarzınızı nasıl kullanıyorsunuz? Relics of Humanity - Sürekli kaos ve karanlık içinde yaşıyoruz, bu bizim bir parçamız. Enstrümanlar aracılığıyla bunu dışa vuruyoruz. Her riff içimizdeki öfkenin, çılgınlığın, soğuk boşluğun bir yansıması. Bu sahte bir şey yaratmakla ilgili değil, zaten orada olanı açığa çıkarmakla ilgili. **Şarkı sözlerinizde sıklıkla işlediğiniz felsefi veya varoluşsal temalar (örneğin insanlığın çöküşü, kaos) nereden geliyor? Bu temaları seçmenizin ardında özel bir hikaye var mı? Relics of Humanity - Biz sadece dünyada neler olduğuna ve her zaman neler olduğuna bakıyoruz. Sizinle ilgili değilmiş gibi davranabilirsiniz ama er ya da geç sizi de yutacaktır. Farkında olmak ve ondan kaçmak yerine çöküşü ve kaosu keşfetmek bizim seçimimiz. **Belarus'un kültürel veya politik ortamı müziğinizi nasıl etkiliyor? Ülkenizdeki metal sahnesi sizi nasıl şekillendirdi? Relics of Humanity - Belarus'ta yaşarken bile dünyanın her yerinden gruplar dinliyorduk. Death metal sahnesinin özelliği de bu, nerede olursanız olun bir bütün. Elbette her yerel sahnenin kendine has özellikleri, iyi ve kötü yanları var ama bu konuya girmeyeceğim. Belarus uluslararası alanda isim yapmış güçlü metal gruplarına sahip ve doğal olarak büyüdüğümüz ve yaşadığımız yerler bizi şekillendiriyor. Bunu özümsüyoruz ve bu da yarattığımız müziğe yansıyor. Bir death metal grubu kurmak için “mükemmel” bir yer olduğuna inanmıyorum. Son birkaç yıldır artık Belarus'ta yaşamıyoruz, farklı ülkelere taşındık ama birlikte müzik yapmaya devam ediyoruz. --- ### Yaratım Süreci ve Teknik Detaylar **Bir parçanın doğuşundan kayıt aşamasına kadar nasıl bir süreç izliyorsunuz? Önce riffler mi yoksa sözler mi geliyor? Relics of Humanity - İlk olarak tüm albümün konseptini oluşturuyoruz. En başından beri ne tür bir albüm yapmak istediğimizi biliyoruz, teknik, yavaş, hızlı ya da başka bir şey. Her zaman bir fikir ve bir hedef doğrultusunda ilerliyoruz. Sözler ve riffler genellikle bir araya geliyor. Birkaç güçlü ana riff ve net bir lirik fikir, belki de sadece birkaç anahtar satır yan yana doğuyor. Sonra her şeyi detaylandırmaya ve şarkıları cilalamaya başlıyoruz. Yıllar içinde şarkı yazma sürecimiz kesinlikle gelişti ve bu normal. Hiçbir zaman oturup her adımı belgelemedik ya da çalışmadık. Biz sadece doğru hissettiğimiz şekilde müzik yapıyoruz. **Albümlerinizdeki teknik karmaşıklık (blast beatler, uyumsuz riffler) üzerinde nasıl çalışıyorsunuz? Bu tarzı icra ederken karşılaştığınız en büyük zorluklar neler? Relics of Humanity - Yaptığımız her albüm kendimize bir meydan okumadır. Her riffte, her şarkıda sınırlarımızı zorluyoruz. Bizim için anlamlı olan tek yol bu. **'Obscuration' gibi albümlerinizde deneysel seslere yer veriyorsunuz. Böyle riskler alırken neyi amaçlıyorsunuz? Relics of Humanity - Biz risk almıyoruz, atmosferi olması gerektiği gibi şekillendiriyoruz. Her ses, her katman dinleyiciyi yarattığımız boşluğun derinliklerine sürüklemek için var. **Sahnede canlı performans sırasında stüdyo kayıtlarından farklı olarak ne gibi değişiklikler yapıyorsunuz? Relics of Humanity - Canlı performanslara özellikle değer veriyorum çünkü bir grup sahnede neredeyse her zaman çok daha ham bir enerji yayar. İster kendimiz çalarken ister diğer death metal gruplarını izlerken sahip olduğum en güçlü anılar canlı performanslardan geliyor. Saf, karanlık bir enerji. Sahnede sıkı çalıyoruz, birbirimizi hissediyoruz ve birlikte herhangi bir kaydın yakalayabileceğinden çok daha ağır ve karanlık bir şey yaratıyoruz. --- ##Grup Dinamikleri ve Deneyimler **Grubunuzdaki yaratıcı çatışmaları nasıl çözüyorsunuz, örneğin bir parçanın yönü hakkında bir anlaşmazlık varsa? Relics of Humanity - Bu her zaman açık bir diyalogdur. Her zaman kolay olduğunu söyleyemeyeceğim ve muhtemelen bazı üyelerin yıllar içinde değiştiğini fark edebilirsiniz. Ama ne olursa olsun, kimliğimizi ve grubun temsil ettiği şeyin özünü koruyoruz. **Belarus'taki yeraltı metal sahnesinde var olmak nasıl bir şey? Uluslararası alanda tanınmak için ne tür engellerle karşılaşıyorsunuz? Relics of Humanity - Daha önce de söylediğim gibi, Belarus'ta yaşarken bile kendimizi asla yerel sahne ile sınırlamadık. Turlarımızın çoğu Belarus dışında gerçekleştiği için hep dışarıya baktık. Belaruslular olarak bizim için en büyük zorluk vize almak. Ne yazık ki pasaportlarımız bize diğer pek çok kişinin sahip olduğu dünyayı dolaşma özgürlüğünü vermiyor. Asıl engel de bu. **Şimdiye kadarki turneleriniz sırasında sizi en çok şaşırtan veya etkileyen konser deneyimi hangisiydi? Relics of Humanity - Turneler her zaman birçok anıyı beraberinde getiren özel zamanlardır. Farklı şehir ve ülkelerdeki death metal hayranları ve gruplarıyla tanışmak, yeni insanlarla bağlantı kurmak için bir şans. Dürüst olmak gerekirse, her turne ardında benzersiz bir şey bırakıyor. Saatlerce oturup gittiğimiz tüm yerleri ve çaldığımız gösterileri hatırlayıp anlatabilirim, haha. Grupları canlı izlemeyi de seviyorum, bazen şehre veya mekanın havasına bağlı olarak tamamen farklı sesler çıkarıyorlar ve bu da onu daha da güçlü kılıyor. **Pandemi gibi küresel krizler yaratım sürecinizi nasıl etkiledi? Müziğe bakış açınız değişti mi? Relics of Humanity - Evet, hem kişisel olarak hem de grup olarak bizim için kesinlikle zor bir andı. O dönemde yeni bir kadro kurmuştuk, Minsk'te en güçlü provalarımızdan birkaçını yapmıştık, hatta yeni vokalistimiz Flo bize katılmak için Fransa'dan gelmişti. Kendimizi hiç olmadığımız kadar iyi hissediyorduk, muhtemelen tarihimizdeki en güçlü kadroya sahiptik. Yola çıkmaya ve bunu herkese göstermeye hazırdık. Ama sonra pandemi vurdu ve her şey felç oldu. Her şeyi yeniden düşünmek için çok zamanımız oldu. Bu durum albümü de etkiledi, albümü bitirmek ve yayınlamak çok daha uzun sürdü. Bu süre zarfında biz de farklı ülkelere taşındık. Yine de o aşamayı atlatmayı başardık ve şimdi yeniden ezmeye hazırız. --- ### Hayranlar ve Etkileşim **Brutal death metal dinleyicisi genellikle 'niş' bir kitle. Hayranlarınızla nasıl bağlantı kuruyorsunuz? Onlardan gelen en ilginç geri bildirimler neler oldu? Relics of Humanity - Evet, kesinlikle haklısınız özel bir dinleyici kitlesi var. Bu sahnede geçirdiğim yıllar boyunca, her türlü geçmişten gelen ama death metale sadık insanların ne kadar farklı olduğuna şaşırdım. Bağlantı kurmak kolay ve çok ilginç çünkü sadece müzik hakkında değil, her şey hakkında konuşuyoruz. Bu sahneyle ilgili bir şey de çok dürüst olması. Hiçbir pazarlama hilesi, hiçbir sahte yutturmaca burada işe yaramaz. Her şey saygı ve dürüstlük üzerine kurulu. Ve bunu gerçek yapan da bu. **Sosyal medya ve dijital platformlar müziğinize ulaşmanız için size nasıl bir alan sağlıyor? Bu araçları bilinçli olarak mı kullanıyorsunuz? Relics of Humanity - Bu araçları kullanıyoruz çünkü bunlar zaten günlük hayatın büyük bir parçası. Dinleyicilerimizle iletişimde kalmanın yollarından biri, bu yüzden ayak uydurmaya çalışıyoruz. Ancak eski yöntemler hala en güçlü canlı performanslar, gerçek iletişim ve tabii ki fiziksel yayınlar. Eğer bir grubu seviyorsanız, konserden sonra merch masasına gelir, bir tişört ya da CD alır ve müzisyenlerle yüz yüze konuşursunuz. Bu her zaman böyleydi ve hala da böyle olmalı. --- ### Gelecek ve Hayaller **Yeni bir albüm ya da EP üzerinde mi çalışıyorsunuz? Eğer öyleyse, bu projede ne tür yeniliklerle karşılaşacağız? Relics of Humanity - Yeni albümümüzü 31 Ocak'ta Willowtip Records aracılığıyla yayınladık. Şu anda albümü desteklemeye odaklanmış durumdayız, bu yaz Deathfeast Open Air için şimdiden onay aldık ve daha sonra duyuracağımız bir tur planlıyoruz. Ama aynı zamanda şimdiden bir sonraki albümü düşünmeye başladık. Daha önce de söylediğim gibi, bunun için zaten bir vizyonumuz var ve birçok riff ve fikir üzerinde çalışıyoruz. Bu sefer ne pandemi ne de başka bir şey bizi durduramayacak, haha. Sadece ivme kazanıyoruz. **Hayalinizdeki işbirliği (müzisyen veya yapımcı) kim olurdu? Relics of Humanity - Her zaman kardeşlerimizle işbirliği yapmaya çalışıyoruz. Örneğin Obscuration EP'mizde Derek Boyer (Suffocation) ile bir parça kaydettik. Son albümde de Angel Ochoa (Cephalotripsy, To Violently Vomit, Abominable Putridity), Paolo Chiti (Devangelic, Antropofagus) ve Josh Welshman (Defeated Sanity) konuk sanatçı olarak yer aldı. Death metal sahnesinin bu devlerinin müziğimizde yer almasından gurur duyuyoruz, onlar bizim dostlarımız ve kardeşlerimiz. Ve elbette gelecekte de bu tür işbirlikleri yapmaya devam edeceğiz. Prodüktör konusuna gelince, genellikle kurucumuz ve ana yaratıcı gücümüz Sergey prodüksiyonla ilgileniyor. Harika bir iş çıkarıyor (sanırım bunu duyabiliyorsunuz, haha). Ancak her zaman ileriye doğru hareket ediyoruz ve bir gün yeni biriyle çalışmamız da mümkün. **Brutal death metal türünün geleceğini nasıl görüyorsunuz? Bu türün nereye evrileceğini düşünüyorsunuz? Relics of Humanity - Bence brutal death metal kendi yerini buldu ve zamanla güçlenmeye devam ediyor. Yıllar geçtikçe, tüm rastgele ve sahte olanlar doğal olarak düşüyor. Şimdi her zamankinden daha ekstrem, yeni bir enerji ve ateşle çalan birçok genç grup görüyoruz. Bunu New Standard Elite, Comatose Music, Willowtip ve diğerleri gibi plak şirketlerinde ortaya çıkan gruplarda görebilirsiniz ve bu harika. Aynı zamanda, Defeated Sanity gibi emektar gruplar da köklerine sadık kalarak daha da geniş kitlelere ulaşıyor ve bence daha da ağırlaşıyor. Yani evet, bence brutal death metal sahnesi giderek güçleniyor ve ne kadar güçlü olabileceğini göreceğiz. **10 yıl içinde grubunuzla nerede olmayı hayal ediyorsunuz? Müzikal hedefleriniz neler? Relics of Humanity - Umarım şu an olduğumuz kadar ağır, brutal ve karanlık kalırız, belki daha da karanlık. Biz sadece sert ve anlamlı gerçek müzik yapmaya devam etmek istiyoruz. --- ### Kişisel Dokunuşlar **Müzik dışında hangi sanat formları veya hobiler sizi besliyor? Relics of Humanity - Hepimiz death metal sahnesinde sadece müzik yapmanın dışında farklı şekillerde yer alıyoruz. Sergey yüksek kaliteli death metal ürünleri üreten bir işletme işletiyor ve diğer gruplar için prodüksiyon, miks ve mastering çalışmaları yapıyor. Flo kendi plak şirketinde aktif ve bir festival düzenliyor. Ben de kendi underground death metal plak şirketimi ve dağıtım şirketimi işletiyorum. Buna hobi-iş diyebilirsiniz, ama dürüst olmak gerekirse, bundan daha fazlası bizim hayatımız. Tamamen death metalin içindeyiz. Elbette pek çok farklı müzik, film ve kitaptan da keyif alıyoruz. Tüm bunlar bizi dolduruyor ve müziğimiz aracılığıyla bu enerjiyi dünyaya geri vermenin bir yolunu buluyoruz. **Sizi motive eden ve pes etmemenizi sağlayan şey nedir? Relics of Humanity - Kişisel olarak beni motive eden şey, yapmam gerekenin bu olduğunu bilmek. Bu müziği yaratmak ve çalmak kadar bana aynı hissi veren başka bir şey yok. İşler zorlaştığında ve zorlaştığında bile bundan vazgeçmeyi hayal edemiyorum. Bu sadece bir aşama ya da bir iş değil, kim olduğumun bir parçası. https://www.facebook.com/relicsofhumanity/

  • The Haunted - Yeni Bir Single Daha Yayınladı

    İsveçli melodeath grubu The Haunted, 30 Mayıs'ta Century Media Records aracılığıyla yayınlanacak Songs Of Last Resort albümünden "In Fire Reborn" adlı son single'ını yayınladı. Patric Ullaeus tarafından yönetilen klibi aşağıda izleyebilirsiniz. https://www.facebook.com/officialthehaunted/

Metal Music News
  • X
  • Instagram
  • Facebook
  • YouTube
  • TikTok

Mesnet Metal Magazine

Metal Music World

Haberler

Konserler

bottom of page