Boş arama ile 1856 sonuç bulundu
- Iced Earth DVD çıkarıyor
DVD ile ilgili videolar aşağıda bulunmakta ve ayrıca çalışmanın ismi “Live In Ancient Kourion”. #heavymetal
- Rolling Stones’un dili 105.000 $’a satıldı!
Bir üniversite öğrencisi tarafından tasarlanan ve rock grubu Rolling Stones’un simgesi haline gelen ‘dil çıkaran ağız’ logosu, Londra’da bir müze tarafından satıl alındı. Müze, koleksiyonuna kattığı logoya 105.000 $ ödedi. Kaynak; Sözcü Gazetesi
- Soilwork – Sworn To A Great Divide
Soilwork “Sworn To A Great Divide” isimli albümünü 2009 ocak ayında yayınlayacak. Prodüktör koltuğunda gitarist Peter Wichers oturmakta. Mix olayını ise Jens Bogren ( Opeth, Katatonia ) üstlenmiş.
- Conchadors’un Ep’lerini İndir…
Yerli heavy metal grubu “Conchadors” Sound Of The Blank ve Strange Ep’lerini internetten yayınladı. Aşağıdaki linklerden indirebilirsiniz… Sound Of The Blank (2005) : 01. Catch And Punish Them 02. Bataklık 02. The Dog 04. Paranoid(Black Sabbath – Cover) Download : http://rapidshare.com/files/211218845/Conchadors_-_2005_-_Sound_Of__The_Blank.rar Strange (2007) : 01.Rise Against Love 02.March Of Metal 03.Whisper Of Darkness 04.Dominate The World 05.Painted Faces 06.The Dog 07.Catch And Punish Them Download: http://www.mediafire.com/?7gbujl0zyus73zf
- Metallica – Death Magnetic
Metallica heyecanla beklenen yeni albümleri “Death Magnetic ” in kayıtlarını tamamladı. Yakında çıkacak olan albümün internete düşen kısımlarını dinlediğimde memnun kaldığımı söylemeliyim. Tabi bir şey söylemek için henüz erken. Tamamını dinledikten sonra yorumlarımız yer alacaktır. Albüm parça listesi ve kayıt aşamalarını gösteren fotoğraflar aşağıda… 01.That Was Just Your Life 02.The End Of The Line 03Broken, Beat & Scarred 04.The Day That Never Comes 05.All Nightmare Long 06.Cyanide 07.The Unforgiven III 08.The Judas Kiss 09.Suicide & Redemption 10.My Apocalypse
- Obituary’den Ep: Left To Die
Hayvansal Death Metal topluluğu Obituary’den yeni bir ep geliyor: Left To Die… Ep, bu ayın ortalarında çıkacak. İçeriğinde Celtic Frost’un Dethroned Emperor coverının da bulunduğu ep’nin parça listesi şu şekilde olacak; 1.Forces Realign 2.Dethroned Emperor (Celtic Frost cover) 3.Slowly We Rot (2008 Versiyonu) 4.Left to Die
- Hypocrite Project Röportajı
Hypocrite Project hakkında yakın zamanda bir tanıtım yazısı yayınlamıştık sitemizde. Şimdi Barış’la çok sıcak bir söyleşi gerçekleştirdik. Müzik hakkındaki fikirleri ve amaçları gerçekten çok etkiledi beni. Sanırım okuyunca beni anlayacaksınız. Daha fazla uzatmadan röportaja geçelim. Mesnet’zine – Yeni çalışmandan dolayı kutluyorum ve nasıl çabaladığını, neler yaptığını öğrenmek istiyorum. Barış(Hypocrite) – Teşekkür ederim. Elimden geldiğince bir şeyler yapmaya çalıştım. Başarı olabildiysem,birkaç kişi bile albümü indirip beğendiyse ne mutlu bana… M – Kayıt hakkında biraz bizleri bilgilendirir misin? B – Biraz kayıt öncesine gidelim isterseniz. Yaklaşık 2 sene öncesinde Hypocrite Project için çalışmalara başladım. O zamanlar Uşak’ta yaşıyordum. The Exit’la müzik yapıyordum, Exit’in yeri çok farklıdır bende ama Exit’la dinlediğim ve istediğim müziği yapamadım. Malumunuz ‘Uşak’ta hadi grup kuralım!’ çok zor bir şey. Çoğu yerde olduğu gibi piyasada ya adam olmayan süper müzisyenler var yada adam olan kötü müzisyenler. İçimde hep bir ukde vardı, gümbür gümbür baslar eşliğinde agresif ve dağınık davullar, klavye, brutal vokaller vs… Velhasıl; Asıl amacım ‘yapmak istediğim müziği yapmak’ oldu Hypocrite Project’in temelinde… Sorunuza gelelim şimdi… Kayıt; İzmir Negatif Kayıt Stüdyolarında Ant Balcı’nın prodüktörlüğünde yapıldı. Kanal kayıt tekniğini kullanarak 3 günde tamamladık. Mixaj ve mastering işlemlerinde stüdyoda bulanamadım, ancak Ant abiyle internetten paslaşarak albümü 2 haftada şu an dinlediğimiz hale getirdik. M – Şu an öğretmen olarak hayatını kazanıyorsun. Bize neler söyleyebilirsin? Çalışmalarını hangi yönde etkiliyor? (iyi ve kötü anlamda) B – Evet, Ardahanda öğretmenim. Şunu söylemeliyim. Öğretmenliğe başlamadan önce hep öğretmenlik yapmayıp müzikten para kazanmanın! hayalini kuruyordum. Ancak yanlış düşündüğümü mesleğimi yapmaya başlayınca anladım. Bir kişiyi hayata hazırlamak ve bunu ilerleyen zamanda görmek kadar insana keyif ve huzur veren başka meslek yoktur. Ayrıca Ardahan bana hayatı öğretti ve hala da öğretiyor. Müzikal manada da çok şey kazandım. Ege’den Doğu Anadoluya… Farkı bir kültür sonuçta. Düşünün bir şarkıyı evde pc başında yazmak mı daha keyifli-verimlidir yoksa -50 derece soğukta, puslu bir havada, dağların yüceliğini görerek mi? Bir Metalci için 2. şıkkı seçiyorum 😀 M – Hayata bakış açın nedir? Bunlar ne derecede parçalarına yansıyor? Karanlık bir yapı hakim, hem kapak çalışması, hem altyapı olarak. B – Hayata hep sorgulayarak baktım. Gerçeği bulabilmek için hep sorguladım bu güne kadar. Bu sorgulama parçalara direk yansıyor. Dini sorgulama, Dini lider olarak görülenleri! sorgulama, siyaseti sorgulama, insanları sorgulama… Karanlık yapının sebebi de yaşadığım yerin güneşsiz-soğuk bir yer olmasıdır belki… Albüm kapağı sonu belli olmayan bir gidişi anlatıyor. Benim gidişimi… 9 şarkılık albümü şöyle özetleyebilirim. İntro soru işaretleri ile doludur. 2.- 8. şarkılarda yukarda bahsettiğim konular sorgulanır. 9. şarkıda da azim-sebat ve kararlılıktan bahseder. M – Hep sorulur ve bende sormak istiyorum… Gelecekteki planların nedir? Hangi noktaya ulaşmak istiyorsun? B – Ben müzik yapmaya devam edeceğim. Beğenilsin-beğenilmesin, dinlensin-dinlenmesin… Müzik benim kendimi ifade etmemi sağlayan tek şey. Çünkü çoğu zaman günlük hayatta kendimi tam manasıyla ifade edememişimdir. Hypocrite Project’i hiçbir zaman grup olayına döndürmeyi düşünmüyorum. Onun yeri çok ayrı. Ayrıca şunu söylemeliyim ki; dünya üzerinde iyi müzik diye bir şey yoktur. Çünkü o müzikten daha iyi bir müzik hep vardır. Zaten ‘iyi’lik te görecelidir. Bir müzik bana göre çok iyi-teknikken başka birine göre gürültüden ibaret olabilir. Bu yüzden müzikte ulaşılması gereken bir ‘nokta’ olduğunu düşünmüyorum. Ancak bir gün sağlam bir kayıt grubu kurup ya da bir gruba dahil olup davul çalmayı da çok istiyorum. M – The Exit şu aralar ne alemde? Zaman bulabiliyor musun? B – Keşke tek problem zaman olsa. Exit şuan için dağılmadı, ancak ciddi manada duraksadı. Gruptan gitaristimiz ayrılmak zorunda kaldı, ve melihle 2 kişi kaldık. Şuan benim yılın büyük bölümü Ardahanda olmam ve melihin bazı özel sebepleri yüzünden Exit’ geçici olarak servis dışı kalmış durumda. M – Nelerden hoşlanırsın müzik olarak? Bunları kendi müziğine bulaştırır mısın, yoksa “ben kendi yolumdayım beni etkilemez hiçbir zaman”mı diyorsun? B – İşte beklediğim soru 😀 Hoşlandığım belli bir tarz yok. Olamaz da. İnsan sadece su içerek, sadece ekmek yiyerek yada sadece yemek yiyerek yaşayabilir mi? Hepsi gerekli…Türkü de dinlerim- etnik müzik te- metal de… Beni derinden etkileyen 3-4 grup var. Opeth- Iron Maiden- Sepultura- Dimmu Borgır… Hepsi ayrı tarzlarda… Ama işte bu grupların şarkılarını dinlerken bu dünyadan soyutlanıyorum… Müziğe bulaştırma konusuna gelirsek, dünya üzerinde hiçbir müzisyen yoktur ki bir müzisyenden etkinlenmesin… Bende doğal olarak bir sürü müzik ve müzisyenden etkileniyorum. Bestelerimi ilk önce eşime dinletirim. Bu albümdeki birkaç şarkıda; ‘şuradaki davullar Sepulturada yokmu?’, ‘ şu gitarlar Opethimsi sanki’ gibi dedi… Bende ‘ne mutlu bana dedim’. Çünkü bunları istemli olarak yapmamıştım ve Opeth-Sepultura gibi grupları özümseyebilmiştim. M – Bundan sonraki yaptığın her şeyde başarılar diliyorum. Bu ufak söyleşimize katıldığın için çok teşekkürler. Mesnet Fanzin okuyucularına son olarak ne söylemek istersin? B – Çok keyifli bir söyleşi oldu. Teşekkür ederim… Albümü indirin diyorum. Bırakın Albüm çıkarıp satmayı, Demo basmaya bile imkanların yetersiz olduğu ülkemizde amatör kişilerin albümlerini indirip dinlemeyi ihmal etmeyin. ‘İndirilme sayısı’ bile o insanları daha iyi müzik yapmaya sevkedecektir.(Mesnet’zine – Sana katılmamak elde değil Barış…) Sevgiyle kalın.. Albümü indirmek için : http://rapidshare.com/files/138327805/A.rar Hypocrite Project hakkındaki diğer yazılar için : http://mesnetfanzin.blogspot.com/2008/08/hypocrite-project.html www.myspace.com/hypocriteproject hypocrite.666@hotmail.com
- Forgotten’dan yeni albüm!!!
Türkiye’nin eski metal gruplarından Forgotten yeni albümünü piyasaya sürmeye hazırlanıyor. 17 ekimde Avustralyalı şirket Noisehead Rec. tarafından yayınlanacak albüm “13 Martyrs” adını taşıyor. Çalışma ile ilgili trailer şu adreste bulunmakta: http://www.myspace.com/forgottenankara
- Children Of Bodom!
Uzun zamandır internet adresimizdeki sorundan dolayı yayında değildik ve bu haber eminim kimse için sürpriz olmayacak. Neyse efenim; Children of Bodom adlı güzide topluluğumuz 18 nisan 2011 de Ülkemize bir konser vermek için geliyor. Unirock tarafından organize edilen bu etkinlik için diğer bilgileri yetkililerin ağzından aktaralım: “Ülkemizde uzun yıllardır çok geniş bir hayran kitlesi bulunan Finlandiya metal müziğinin dev grubu CHILDREN OF BODOM, 18 Nisan 2011 tarihinde ilk konserini vermek üzere Unirock organizasyonuyla İstanbul’da sahne alacak. Karizmatik frontman Alexi Laiho önderliğindeki CHILDREN OF BODOM, kurulduğu 1993 yılından bugüne tamamı altın plak statüsüne ulaşan altı stüdyo albümü yayınladı. Şarkılarında melodik death metalden, thrash’e, black metal’den progresif rock’a kadar birçok farklı müzikal öğeye yer veren grup, Avrupa metal müziğinin en başarılı gruplarından biri olarak kabul ediliyor. Yakın geçmişte Slayer, Lamb of God, In Flames ve Mastadon ile THE UNHOLLY ALLIANCE ve daha sonra GIGANTOUR kapsamında Megadeth ile Avrupa ve Amerika’yı turlayan CHILDREN OF BODOM, aynı zamanda MONSTERS OF ROCK, WACKEN, BRUTAL ASSAULT, SZIGET, BLOODSTOCK VE SUMMER BREEZE gibi Avrupa’nın en büyük festivallerinin vazgeçilmez gruplarından biri oldu. 18 Nisan’da Maçka Küçükçiftlik Park’ta gerçekleşecek CHILDREN OF BODOM konserinin ön grupları da fanlar arasında büyük ilgi uyandıracak gibi görünüyor. Bu turne kapsamında ön gruplardan birinin Finlandiya folk metal tarzının önde gelen gruplarından ENSIFERUM olacağı grubun menajerleri tarafından bildirildi. Diğer ön grubun da metal müziğin son yıllarda yükselişe geçen isimlerinden biri olacağı söyleniyor. Dolayısıyla, 18 Nisan’da Maçka Küçükçiftlik Park’ta CHILDREN OF BODOM hayranlarını festival tadında müzikle dolu bir gün bekliyor. CHILDREN OF BODOM konserinin çok az sayıdakı indirimli biletleri EVENTBRITE uzerinden satista. San Fransisco, ABD`de kurulu EVENTBRITE online bilet satis sektorunde devrim yaratan bir kurulus. Bugune kadar 20 milyona yakin bilet satisi gerceklestiren EVENTBRITE sektorde bircok yenilige de imza atti. Bunlarin arasinda belki en onemlisi artik “biletin kaybedilmesi veya calinmasi“ diye bir sorunun tamamen ortadan kalkmis olmasi. EVENTBRITE uzerinden aldiginiz elektronik biletler email kutunuzda. Istediginiz zaman cikis alabiliyorsunuz. Tek yapmaniz gereken etkinlige gelirken EVENTBRITE uzerinden aldiginiz biletin cikisini alip kapidaki gorevliye ibraz etmek. Her biletin uzerinde yer alan barkod kapida EVENTBRITE`in ozel Iphone aplikasyonu tarafindan okunuyor. Biletlerini saklamayi sevenler icin Unirock`in bir de surprizi var. EVENTBRITE`tan aldiginiz elektronik bilet ciktilarini konser gunu kapida ozel basim biletlerle degistirebilirsiniz. Yine CHILDREN OF BODOM konserine ozel olarak, sadece biletlerini EVENTBRITE uzerinden alanlara 50×70 ebadinda orijinal konser posteri hediye. Biletinizi PAYPAL hesabinizla guvenle alabilirsiniz.. PAYPAL bugun dunyada en yaygin olarak kullanilan ve en guvenilir online odeme metodu olarak kabul ediliyor. PAYPAL hesabiniz yoksa www.paypal.com adresinden kolaylikla olusturabilirsiniz. CHILDREN OF BODOM konserinin çok az sayıdakı indirimli biletleri 20 Kasım 2010 günü İstanbul’da Hammer Müzik (Kadıköy), Gargamel Müzik (Kadıkoy) ve Dorock Bar’da (Beyoğlu) satışa sunulacak. Online bilet satisi sadece www.eventbrite.com uzerinden yapilacak. “ Son olarak; biletler indirimli olarak 55 tl ve 110 tl olarak satılmaktadır. Konser günü yaklaştıkça bu fiyatların artması muhtemeldir.
- Metallica – Death Magnetic (İnceleme)
Bir şeyler karalamak farz oldu bu albüm hakkında. Bana sorarsanız çalışmayı, uzun zamandır heyecanla bekliyordum. Güzel sonuçlarla karşılaşacağım kesindi benim için. Hele ki en son klibide izledikten sonra her ne olursa olsun bu albüm hakkında olumsuz yazacağımı düşünmedim. İlk parçadan başlayarak heyecanı hissedebiliyorsunuz. Hızlı ve belkide ilk zamanların Metallica’sını yeni soundla sunmaya çalışmışlar. Seneler geçtikçe yapılan son çalışmalarda artık kimseyi tatmin etmemeye başladı. Yine milyonlar sattı Metallica ama işte bir olay varki insanın içine sinmiyor. Kendine getirmiyor, içini ısıtmıyor insanın. Bunu kırmak için çabalamışlar bana göre. Bunu şu şekilde anlatabilirim. Mesela That Was Just Your Life’taki soloyu duyunca Kill Em All geldi aklıma. The Day That Never Comes’taki geçiş Fade To Black’i anımsattı… Yanlış anlaşılmasın tabiiki birebir aynı parça olamaz tabiki. Ama bir samimiyet var. Geriye dönmek için bir özlem var. Jason Newsted acaba olsaydı nasıl olurdu diye düşünüyor insan. Albümdeki hoşuma gitmeyen şey ise gitar ve trambet tonu. Kulak tırmalıyor ve gaza gelecekken insanı durduruyor sanki. Kapak çalışması gayet başarılı ve klasik Metallica hınzırlığı. Pazarlama taktiğide mükemmel (tabut bilmemneleri). Orjinal albüm satışlarının düşük olduğu ülkemizde bana göre alınabilir bir albüm. İnternetten satışlarda oldukça uygun fiyatta. Tavsiye ederim…
- HYPOCRISY Cephesinde Gelişmeler.
Ünlü İsveçli Extreme grup HYPOCRISY yeni bir albümle bizleri karşılamaya hazırlanıyor. 23 ekimde çıkarılması planlanan albüm toplamda 11 parça barındırıyor. Sadece isminden bile neyle karşılaşacağımızı anlayabiliyoruz. “A Taste Of Extreme Divinity”. 01. Valley Of The Damned 02. Hang Him High 03. Solar Empire 04. Weed Out The Weak 05. No Tomorrow 06. Global Domination 07. Taste The Extreme Divinity 08. Alive 09. The Quest 10. Tamed “Filled With Fear” 11. Sky Is Falling Down
- BİR EFSANEYİ YAŞAMAK
Tarih 13/07/2008; yer Kuruçeşme Arena …. Toplandık arkadaşlarla aldık biraları içtik, içeri girdik, heyecanla beklioruz.. Saatlerimiz 21:10 u gösteriodu ki rob un sesini duyduk.. Yaklaşık 1,5 saat sürecek olan konser başlamıştı.. Evet grup elemanları yaşlanmıştı, biz genç hallerini göremedik, ama 20 lik delikanlı gibiydiler hepsi de.. Performans süperdi. Rob un sesinde bence hiçbir sorun yoktu(yaşlandı sesi de zayıfladı diye dedikodular vardı da:))), özelliklede painkiller ve sinner söylediğinde gerçekten rob un o güçlü sesini boğazı inletti… Sanırım konserdeki en büyük şov hell bent for leather çaldığında rob un sahneye motosikletle çıkmasıydı( ben hep nezaman motosiklette ne zaman çıkcaklar die bekledim) painkiller çalıp kalabalığı çoşturup gittler önce nereye gittiler diye kendi kendime sorarken bir anda duyduğum motosiklet sesiyle beklediğim an geldi işte dedim.. Bu arada Scott konser boyunca bagetleri sürekli havaya attı attı tuttu, bi ara sadece onun hareketlerini izler buldum kendimi..Ve konserin son bölümünde Rob elinde Türk Bayrağı ile çıktı sahneye herkese aynı anda ‘ lalalala ‘ gibi şeyler söyletti.. çok eğlendim açıkcası.. bu arada hatırladığım kadarıyla çalınan parçalar; angel, painkiller, sinner, eat me alive, the hellion, you’ve got another thing comin, breaking the law, prophecy,metal gods.. Judas Priest Türkiye ‘de tarih yazdı ben de şahit oldum:))









































































